1. Ana Sayfa
  2. KÜLTÜR-SANAT
  3. Asklepion Sağlık Merkezi

Asklepion Sağlık Merkezi

askeplion sağlık merkezi

Yunan Mitolojisinde sağlık tanrısı olarak kabul edilen Asklepios’a adanan antik dünyanın en önemli sağlık merkezlerinden biri olan Asklepion, İzmir’in Bergama ilçesinde yer almaktadır. Asklepion Sağlık Merkezi, antik dünyada ‘ölümün uğramadığı şifahane’ olarak nitelendirilmektedir. Bunun için de Asklepion’a tedavi olmak üzere dünyanın farklı yerlerinden binlerce kişi ziyaret etmiştir. Antik dünyanın en önemli şifahanesi olan Asklepion’u incelemeye başlamadan önce sağlık tanrısı Asklepios ve bugün eczacılığın sembolü olarak kullanılan yılanlı asasının üzerine bir araştırma yapalım…

Önerilen Yazı
Assos Behramkale Tarihi: Assos Gezilecek Yerler…

Asklepios Kimdir? 

Asklepios, Yunan mitolojisinde tıbbın ve sağlık ilminin tanrısıdır. Hastalarına uyguladığı tedaviler ve reçeteler hala günümüzde çeşitli hastalıkların tedavi edilmesi için uygulanır. Asklepios’un babası, müziğin, sanatın, ateşin ve şiirin tanrısı olan Apollon, annesi ise Teselya Kralının kızı Koronis’tir. Koronis ve Apollon henüz birlikteyken ve Koronis Asklepion’a hamileyken başka birinden etkilenir ve o kişiyle birlikte olur. Bu durumu öğrenen Apollon çok öfkelenip Koronis’i diri diri yakarak cezalandırır. Koronis ateşlerin arasında yanarkan Apollon, çocuğun yanmasına razı olmayarak Koronis’in karnından çocuğu çıkararak kurtarır…

Yanmaktan son anda kurtarılan Asklepion, babası tarafından Yunan mitolojisinde yarı at – yarı insan olarak bilinen Kheiron’a verilir. Asklepios, Kheiron’un elinde hekimlik ve şifacılığı öğrenir. Hekimliğe dair öğrendikleriyle yetinmek istemeyen Asklepios, ölüler dahi diriltmek ister. Bunu öğrenen Athena, Gorgo adında öldürlüğü bir devin kanının Asklepios’a getirir. Asklepion, Athena’nın getirdiği kan ile ölüleri diriltmeye başlar. Anadolu’da Lokman Hekim olarak bilinen Asklepios, yılanlı asası ile her derde deva bulan tanrı hüviyetinde bir hekimdir… Usta bir hekim olmanın dışına çıkan ve ölüleri dahi hayata geri döndüren Asklepion, Zeus’un dikkatini çeker. Tanrıların tanrısı olarak bilinen Zeus, düzeni bozduğu gerekçesiyle Asklepios’a çok hiddetlenir ve onu şimşekleriyle yakarak öldürür… Asklepion ölürken dahi insanlara faydalı olmaya çalışarak bir reçete yazar. Bu reçete yağmur sularıyla birlikte toprağa karışır. Reçetenin mürekkeplerinin toprağa karıştığı yerden tıp tarihinin ilk antibiyotiği olarak kabul edilen sarımsak yeşerir. 

askeplion-sağlık-merkezi

Asklepios’un Asası

Bugün eczacılığın sembolü olan yılan, ayaklarının olmamasına rağmen çok hızlı hareket etmesi, gözleri açık uyuyabilmesi, toprağın ve suyun altında, ağaçların içinde yaşabildiği için mitolojide kutsal bir varlık olarak kabul edilir. Ayrıca koruyucu olduğuna inanıldığı için madetlere ve tapınaklara yılan motifleri işlenir. Yılan zehri Asklepios tarafından birçok hastalığın pabzehri olarak kullanıldığından şifacığılın sembolu haline gelir. Askelpios’un asasına sarılı yılan ise günümüzde pek çok sağlık kurumunun sembolu olarak kullanılır. Bunun temelinde ağacın (asa) da yılan gibi mevsimlere göre yapraklarını değiştirmesi, ölümsüzlüğü simgelemesidir…

askeplion-sağlık-merkezi

Asklepion Sağlık Merkezi

Asklepios’un ölümünden sonra açılan Asklepion sağlık merkezleri Asklepios’a adanmıştır. 200’e yakın sayıda Asklepion’un (sağlık merkezi) açıldığı ve bunlar arasında en önemlisinin Bergama Asklepion olduğu bilinmektedir. Sağlık merkezinden ziyade bir madet, tapınak olarak görülen bu sağlık merkezlerinin girişinde ‘Tanrıların Adıyla Buraya Ölümün Girmesi Yasaktır’ ifadesi yazılır. Asklepion’daki hekimler, iyileştiremeyeceklerini düşündükleri hastaları sağlık merkezine almadıkları hatta bir rivayete göre tedavisi mümkün olmayan hastaların yılan zehri içerek intihar ettikleri belirtilir.

Batı Anadolu’nun en önemli sağlık merkezi olan Bergama Asklepion Sağlık Merkezi, M.Ö 4.yy’de inşa edilir. Asklepionlar, antik dünyanın hastaneleri olarak kabul edilir. Burada uygulanan birçok tedavi yöntemi  alternatif tıpta hala karşımıza çıkar. Hastaların tedavi olma ümidiyle Ege’nin karşı kıyısından Trakya’dan ve Anadolu’nun farklı yerlerinden Asklepion’a geldikleri bilinirdi. Asklepion’a gelen hastalar, hastalıklarının derecesi ve şiddetine göre tedavi sğreci boyunca burada kalırdı. Asklepion’daki en önemli kural temizlik idi. Hastalar ilk olarak yıkanır, temizlenir ve dinlenmeleri için uyutulurdu. Bu uykunun bir kutsi bir görevi de vardı. Özel odalarda uyuyan hastalar ukusundan uyandıklarında gördükleri rüyaya göre tedavi olmaya başlardı. 

Asklepion’da açlık ve susuzluk kürleri, su ve müzik sesleri, bitkisel macun ve yağlarla yapılan masaj gibi yöntemlerle tedaviler uygulanmaktaydı. Bunun yanında hastalar şifalı su ve çamur banyolarında yıkanır ve soğuk havalarda yürüyüşe çıkarılırdı. Bitkisel macun ve kremlerle telkin edilerek masaj yapılan Asklepion’da aynı zamanda antik tiyatroda müzikal törenler düzenlenirdi. Son olarak Asklepion’da yapılan bir araştırmada hastalara kutsal su diye verilen suyun radyoaktif özellik taşıdığı ortaya çıkmıştır…

Yorum Yap

Yorum Yap