1. Ana Sayfa
  2. KİTAP
  3. Batı’yı Kasıp Kavuran İlk Doğulu Fırtına Halil Cibran-Ermiş

Batı’yı Kasıp Kavuran İlk Doğulu Fırtına Halil Cibran-Ermiş

Halil-Cibran

Halil Cibran Ermiş kitabında bizlere hayata dair minik ipuçlarında bulunarak kendi fikir dünyamızı inşa etmemizde yardımcı oluyor. Batı’yı kasıp kavuran ilk Doğulu fırtına olarak da anılan Cibran ve Ermiş kitabı hakkında minik bir analize başlamadan önce kitaptan küçük bir alıntı paylaşmak istiyorum sizinle.

Söyleyin bana Orphalese halkı, bu evlerde neyiniz var? Kilitli kapılarla koruduğunuz nedir? Huzur, gücünüzü ortaya çıkaran bu dingin kuvvet var mı bu evlerde? Anılar, zihnin dorukları arasında uzanan o ışıltılı kemerler var mı?

Güzellik var mı, yüreği ağaç ve taştan yaratılmış şeylerden alıp kutsal dağa götüren? Söyleyin bana, evlerinizde bunlar var mı?

Yoksa rahatlık ve rahatlık tutkusu; eve konuk olarak girip, sonra ev sahibi, daha da sonra efendi kesilen o sinsi şey mi var?  (Cibran)

ermişe dair

ERMİŞ’E DAİR

El Mustafa yöre halkı için adeta bir peygamberi tasvir ediyor. Öyle ki El Mustafa kimilerine göre Hz. Muhammed (s.a.v) iken kimilerine göre de yazarın Hristiyan bir ailede yetişip büyümesinden kaynaklı Hz. İsa’yı temsil ediyor. Her iki türlü de peygamber sıfatı taşıdığını söylemek çokta yanlış olmayacaktır. Kendisini kentten götürecek olan geminin yaklaşmasıyla El Mustafa son olarak yöre halkıyla çeşitli kavramlar üzerine felsefi bir sohbet içerisine giriyor. Mesela bu kavramlardan bazıları; aşk, evlilik, çocuk, vermek, çalışmak, sevinç ve keder, suç ve ceza, yasalar, özgürlük vs. Kısaca insanın hayatında genel olarak sorguladığı ve kendini oluşturup tanımladığı her kavram üzerine aydınlatıcı mesajlar veriyor Cibran.

Önerilen Yazı
Hayata bakışınızı değiştirecek İlber Ortaylı kitapları…

Mentor Niteliğinde

Aslında çocukluk, ergenlik, yetişkinlik ve yaşlılık döneminde çok farklı noktalarda çok farklı mesajlar alabileceğimiz zengin bir kitap Ermiş. 54 sayfa olduğu için çerezlik gibi görünse de her bölümden sonra kenara koyup üzerine uzunca tartışılması gereken şeyler anlatıyor bize. Kavramların her biri önemli ve düşünülmesi gereken noktalar. Ne yazık ki bizler bizi oluşturan dünya ve çevremiz hakkında oldukça yüzeysel düşünüyoruz. Oysa bu kadar basit değil. Kavramlar üzerinden düşünmeye ihtiyacımız var. Sorular sormaya ve cevaplar aramaya. Bu sebeple Ermiş’e “mentor” kavramını yakıştırdım. Çünkü soruların cevapları ve daha fazla soru saklı kitabın içerisinde. Kısaca sizi düşünmeye iten bir kitap.

halil cibran ermiş tahlil

Ermiş’in İçindeki Gizli Anahtarlar

Ermiş kitabının içerisinde kendimizi anlamak adına birçok anahtar saklı. Beni en çok etkileyen bölümlerden birisi “Vermeye Dair” bölümü oldu. Cibran, orada bize ilk önce vermenin ne demek olduğunu ve bununda kendi içerisinde çeşitleri olduğunu anlatıyor. Ama en sonunda kulağa küpe niteliğinde öğüt sıkıştırıyor.

“Siz alanlar -ki hepiniz alıcısınız- minnetin ağırlığını yüklenmeyin, yoksa boyunduruk vurursunuz kendinize ve verene. Onun yerine verenle birlikte yükselin kanatlanırcasına hediyelerinin üzerinde…

Çünkü borcunuzu aşırı önemsemek, anası eli açık toprak ve babası Tanrı olanın cömertliğinden kuşku duymaktı.”

Burada Cibran bizlere çok önemli bir şey anlatıyor. Vermek evet önemli ama almakta bir o kadar önemli. Kibirle dolmamalı kalbimiz büyüklenmemeliyiz verdik diye. Alanın da önemi var burada o aldığı için verebiliyoruz. Kaldı ki alanın verenin altında ezilmesi yalnızca veren kişinin cömertliğini lekeliyor ve değerini düşürüyor. İşte bu sınır aşıldıktan sonra yapılan eylemin kıymeti kalmıyor. Günümüzde son derece unutulmaması ve tekrar tekrar üzerine düşünülmesi gereken bir durum kanaatimce. İçimizdeki doyumsuzluk ve memnuniyetsizlik hissinin kaynaklarının bir tanesinin de bu olduğunu düşünüyorum. Bu durumun üzerinde merhum Doğan Cüceloğlu’da çok güzel bir şekilde duruyor, “Var mısın? – Güçlü Bir Yaşam İçin Öneriler” kitabında. Okumayanlar için Cüceloğlu’nun bu değerli kitabı küçük bir tavsiye olsun.

Önerilen Yazı
Okuma Alışkanlığınızı Arttıracak Kitaplar

Kavramların İçini Doldurmak

Kitapta toplam 26 kavram üzerinde duruluyor. Ne yazık ki her birinin içeriğini açıp üzerine konuşmak pek mümkün değil. Teknolojinin ve insanı insan yapan her olgunun hızlıca yüzeyselleştiği bu dönemde kavramlar üzerinde düşünmeli ve içlerini yeniden inşa etmemiz gerekli. Kendimizi anlayamadığımız için kurduğumuz her ilişki; bu aile bağı, arkadaşlık ya da aşk olabilir, çıkmazlar içerisinde dolaşıyor. Aslında insan olarak her birimiz aynı yolardan geçip, aynı şeyleri hissediyoruz. Çok basit bir denklem ama karmaşıklaştırıyoruz. Kendimizle konuşmadığımız ve kendimize ait bir yalnızlığa sahip olmadığımız için bizi biz yapan kavramlardan bihaber olup yozlaşıyoruz. Yozlaşan insan ki bu ne yazık ki modern insan dediğimiz şey ile çok örtüşüyor, kendine ait olmayan mecburi bir yalnızlığın içerisinde sıkışıyor. İşte bu tam olarak romantikleşen, kalabalıklar içerisinde yalnızlık olgusunu doğuruyor. Ancak şunu söyleyebilirim kendini geliştirmek, anlamak ve hayatı anlamlandırmak isteyen herkesin Cibran’ın Ermiş kitabı ile tanışması gerekiyor.

Yorum Yap

Yorum Yap