1. Ana Sayfa
  2. KÜLTÜR-SANAT
  3. İspanya’dan İstanbul’a Osmanlı Yahudileri…

İspanya’dan İstanbul’a Osmanlı Yahudileri…

Osmanlı-Yahudileri

Osmanlı İmparatorluğu, farklı din ve milletin çoğu zaman barış içinde yaşadığı çok uluslu bir devletti. Rumlar, Ermeniler, Hıristiyanlar ve Yahudiler… Bugünkü yazımızda bilhassa Osmanlı Yahudileri hakkında konuşarak din ve kültür tarihinin İstanbul’daki ehemmiyetini bir kez daha anlayacağız… Birlikte yaşamak, ayrı dinlere inanıp aynı sofrayı yüzyıllarca paylaşmak üzerine geçmişten ders alacağız…

Her milletin Osmanlı topraklarında ayrı bir ehemmiyeti ve görevi vardı. Din ve milletine bakılmaksızın görev verilir ve o kişinin yetkin olduğu konudan sonuna kadar istifade edilirdir. Örneğin ailece mimar olan Balyan ailesi, İstanbul’un mimarlık tarihinde çok büyük bir öneme sahiptir… Osmanlı Devletinde din ve milletten önce kişinin eğitimi sorgulanırdı.

Osmanlı’da her milletin aile yapısı yüzyıllarca bozulmadan, kendi kültür ve örfünü kaybetmeden yaşamaya devam etti. Bunun en önemli etkisi Müslüman, Hıristiyan ve Yahudilerin ayrı ayrı mahallelerde yaşamasıdır. Her din farklı bir mahallede iskan eder ve farklı olan din komşularının kültürüne olumlu olumsuz etkileyecek hiçbir yorumda bulunmazdı. 

Önerilen Yazı
6-7 Eylül Olaylarında Neler Oldu?

Binlerce yıldır dünya tarihinde yadsınamaz bir öneme sahip Yahudilerin Osmanlı’ya gelişi ise Sultan II. Beyazıt zamanında olduğu en genel kabul edilen bilgidir. Bu bilgi dışında özellikle belirtmek istediğimiz bir önemli anektot daha var: Fatih Sultan Mehmet İstanbul’u fethettikten sonra Anadolu’nun farklı yerlerinde yer alan Yahudi cemaatlerine mektuplar göndererek Yahudileri İstanbul’a davet etmiştir. Dinlerini ve ticaretlerini özgürce yapmak üzere binlerce Yahudi aile İstanbul’a yerleşti…

Yahudilerin İstanbul’a Gelişi

Binlerce yıllık tarihlerinde Yahudiler sürekli ama sürekli sürülmüşlerdir. Katolik İspanyol Kralı Ferdinand Yahudileri Hıristiyanlık dinine zorlamış, Hıristiyan olmayanları da ölümle cezalandırınca Yahudiler bir şekilde İspanyayı terk etmek zorunda kalmıştır. Osmanlı Padişahı Sultan II. Beyazıt ise Yahudileri Hıristiyanların elinden kurtarmak için İspanyaya Osmanlı donanmasını gönderir ve 1492 yılında gemiler dolusu Yahudi Osmanlı topraklarına gelir. Yahudiler İstanbul’a geldiklerinde daha çok Karaköy, Kasımpaşa, Balat, Fener, Hasköy gibi Haliç kıyılarına yerleştiler. Günümüzde İstanbul’da yaşayan Yahudilerin çoğu hala Haliç kıyılarına iskan etmeye devam etmektedir.

Osmanlı-Yahudileri

Dünyanın bambaşka yerlerinde yaşayan Yahudiler, yaşadıkları bölgelere göre kendilerine farklı isimler vermişlerdir. Örneğin İspanya’dan Türkiye’ye gelen Yahudiler kendilerine ‘Sefarad’ ismini verirler ve konuştukları dil ise Yahudi İspanyolcasına da ‘Ladino’ olarak adlandırırlar. Almanya’da yaşayan Yahudiler, ‘ Aşkenaz’ ismini alıp konuştukları dil ise ‘Yidişçe’dir…

Yahudiler ve Osmanlı Ekonomisi

Tarih boyunca zengin olan ve çok çalışan Yahudiler, Osmanlı topraklarına geldiklerinde de bu çalışkanlıklarına devam ederek zenginleşmelerini sürdürdüler. Öyle ki II. Beyaz, Yahudileri Osmanlı topraklarına davet ederken İspanyol Kralı Ferdinand için şu sözleri söylemiştir: ‘Böyle bir kralın zeki ve akıllı olduğunu söyleyebilir miyiz? Kendi ülkesini fakirleştiriyor ve benim ülkemi zenginleştiriyor.’ Sultan II. Beyazıt’ın bu sözlerinden Yahudilerin ne kadar zengin bir toplum olduğunu bir kez daha görmüş oluruz.

Yahudiler, Osmanlı topraklarına geldiklerinde matbaa, bankacılık gibi önemli sektörleri de beraberinde getirmişlerdir. Tarihçilere göre Yahudiler, Osmanlı himayesi altında altın çağını yaşamışlardır. Toplum düzenini sağlamak adına koyulan kurallar ve her gayrimüslimden alınan vergiler dışında Yahudiler kendi alanlarında özgürce yaşayıp çalışmalarını yapabilirdi. Özellikle de dini konularda tam bağımsızlardı. Hiçbir dini ritüelleri engellenmeden dini görevlerini yerine getirebilirdir. 21. yy dünyasında dahi bu durum neredeyse hiçbir din için mümkün değilken 16. yy Osmanlı’sında her din kendi ibadetini özgürce yapabilir, hatta bunun için imkan dahi tanınırdı…

Osmanlı-Yahudileri

Doğu’nun Rotschild’ Kamondo Ailesi…

İspanya’da kaçıp Venedik’e gelen oradan da İstanbul’a sığının Kamondo ailesi, Osmanlı’da gayrimenkul sahip olma iznine sahip ilk yabancı uyruklu aile olma unvanına sahiptir. Kamonda ailesinin o kadar zengindi ki Osmanlı İmparatorluğuna dahi borçlar vermekteydi. İstanbul’da birçok konuk ve apartman sahibi olan Kamondo ailesi, Kırım Savaşında Osmanlı ordusunun savunma giderlerini dahi karşılayacak güçte bir aile idi… İstanbul’daki Kamonda ailesinin izlerini de bir başka yazıda keşfe çıkarız…

Yorum Yap

Yorum Yap