1. Ana Sayfa
  2. KÜLTÜR-SANAT
  3. Pera Palas Hikayesi…

Pera Palas Hikayesi…

featured

Beyoğlu’nun en ikonik yapılardan biri olan Pera Palas, dönemin en önemli mimarlarından biri olan Alexandre Vallaury tarafından 1896 yılında inşa edilir. Pera Palas’ın yapılma amacı aslında Orient Express’le Avrupa’dan İstanbul’a gelen elit kesimin istekleri kusursuz şekilde karşılamak idi. İstanbul’a apartmanlaşma kültürü elbette ki Avrupa’dan geldi. O dönemde elit sınıfta yer almak için apartmanda yaşamak ya da bir apartman sahibi olmak gerekirdi. Pera Palas, Avrupa mimarisine uygun şekilde yapılan uniq bir eser olarak misafirlerine kapılarını açtı. İşte İstanbul’da en elit baloların düzenlendiği, partilerin yapıldığı bir yer olan Pera Palas’ın tarihi ve mistik hikayeleri…

Önerilen Yazı
Mimar Vedat Tek İzinde…

Orient Express ve Avrupalıların İstanbul Keşfi

İlk kez 1889 yılında Paris’ten İstanbul’a direkt olarak gelen Orient Ekpress, elit Avrupalıların zenginliklerini göstermek yarış içine girdikleri dönemim en popüler seçeneklerinden biri idi. Orient Express seferlerine başladığında çoğu kişi Orient Express için ‘demir raylarda yürüyen saray’ olarak adlandırıyordu. Öylesine lüks ve öylesine her şeyiyle düşünülmüştü bir trendi ki herkes bu trenle Avrupa’nın en doğusuna, İstanbul’a gelerek ne kadar da zengin olduğunu herkese gösterme peşindeydi. Zaten Orient Express’i de genellikle aristokrat ve diplomatlar kullanabiliyordu. Paris, Viyana, Budapeşte, Belgrad, Sofya ve son olarak da İstanbul’a gelen yolcular en az trendeki lükse ve konfora sahip bir otelde konaklamak arayışında idi. Ancak dönemin İstanbul’unda böyle bir imkan söz konusu değildi. Zengin Avrupalıların konforunu karşılamak ve istedikleri lükste bir otel yapma işi Alexandre Vallaury’ye düştü ve haşa tüm ihtişamıyla ayakta duran Pera Palas oteli inşa etti…

pera-palas

Pera Palas Otel Tarihi

4 Ekim 1884 yılında Paris’ten İstanbul’a gelen Avrupalı gezginler, İstanbul’a geldiklerinden kendi evlerinde ve saraylarındaki lükse sahip kalacak yer arayışına girerler. Bu devrede Osmanlı’nın Fransız kökenli levanten mimarı Alexandre Vallaury, Beyoğlu Meşrutiyet Caddesinde Pera Palace Otel’i inşa eder. 1896 yılında görkemli bir balo ile açılan Pera Palace, Avrupa’dan gelen konukların istedikleri lüksü noksansız şekilde karşılar.

Mimarlık tarihinde İstanbul’daki birçok ilke imza atan otel, lüksün dışında sahip olduğu teknolojiyle de çağının ötesinde bir otel olma özelliğine sahip olur. Pera Palace, sivil mimaride ilk elektriğin kullanıldığı bina olmasının yanında İstanbul’daki ilk elektrikli asansöre sahiptir. Art Nouveau tarzda tasarlanan asansör, otelin en özel parçalarından biridir ve hala çalışır durumda ziyaretçilerine hizmet vermektedir.

pera-pals

Pera Palas Otelim teknik özelliklerini öğrendikten sonra onu mistik ve merak edilen tarihi biraz incelemeye başlayabilir. Dünyaca ünlü polisiye roman yazarı Agatha Christie’nin 11 gün boyunca ortadan kaybolması ve bu 11 günlük süreyi Pera Palas’ta saklanarak geçirmiş olmasıdır. Kocasının kendini aldattığını öğrenip 11 gün boyunca kayıplara karışan ve Pera Palas’ta olduğu söylenen Agatha Christie’nin aslında romanını duyurmak üzere yaptığı bir oyun olduğu çok kısa süre sonra ortaya çıkar. Agatha’nın 1933 yılında ”Orient Express’te Cinayet” romanının satması için yapılan bir çalışma olduğu hem kitabın çok satmasına heö de Pera Palas’ın dünya çapında duyulmasını sağlar.

Mustafa Kemal Atatürk ve Pera Palas

Mustafa Kemal Atatürk, Kurtuluş Savaşı esnasında İstanbul’a gelmek zorunda kalır ve bu süre zarfında Pera Palas otelde konaklar. Mustafa Kemal Atatürk’ün kaldığı oda bugün müze olarak kullanılmaktadır. Bu yüzden Pera Palas Otel, müze hüviyetine sahip otel olma özelliğini taşımaktadır…

Yorum Yap

Yorum Yap